Bugün 14 Şubat’ın atfedildiği rahip Aziz Valentine aslında pek de bu konuyla ilgili gözükmüyor kaynaklarda. Ayrıca ismi ve ölüm yeri dışında, hakkında pek de kesin bilgilere sahip değiliz.

Tarihte Katolik Kilisesi’nin saygıyla andığı birçok Aziz Valentine var. Antik Roma zamanında katledilen rahiplerin geneline verilen isim “değerli, önemli“ anlamına gelen Valens sözcüğünden türemiş olan Valentine olmuş.  Katledilenlerin listesini içeren ilk kaynaklardan biri 354 yılına dayanmaktadır ve bu tarihte Valentine ismine rastlanmaz. Daha sonra 496 yılında Papalığa gelen Papa 1. Galesius, Valentine’i Romalılar tarafından katledilenler listesine almış. Ama ölüm tarihi birçok farklı kaynakta 14 Şubat olarak geçmektedir, bazı kaynaklara göre kesin olmamakla 200-270 yılları arasında yaşamıştır. 14 Şubat ölüm tarihiyle eşleşen 3 tane Valentine tespit edilmiştir:

  • Romalı bir rahip
  • Şu anda Terni olarak bilinen Roma’nın 32 km kuzeyinde yer alan eski adıyla Interamna şehrinin başpiskoposu
  • Roma hâkimiyetindeki Afrika topraklarında Hıristiyanlık dinini yaymak amacıyla Afrika’ya giden ve orada öldürülen bir aziz

Nasıl öldürüldüğüne dair bilgilere Ortaçağ’da yazılmış olan Nuremberg Güncelerin’de(Nuremberg Chronicles-1493) rastlıyoruz. Orada anlatılana göre Romalı rahip İmparator 2. Claudius döneminde katledilmiş. Öldürülme sebebi olarak da imparatorun isteği üzerine idam edilecek olan Hıristiyanlara yardım etmesiydi. Çünkü o dönemde Hıristiyanlara yardım etmek suç kabul ediliyordu. Nuremberg Günceleri’ne göre halk tarafından taşlanarak öldürüldü. Fakat ölümüne dair bir başka açıklamada Altın Efsane(The Golden Legend) kitabında bulunmaktadır. Altın Efsane kitabı Aziz George ve Ejderha hikayesinin de bulunduğu azizlerin hikayelerini kahramanlaştıran 1260’larda yazılmış bir eserdir. Bu kitapta anlatılan başka bir versiyona göre ise İmparator Claudius Valentine’den etkilenir ve onun hayatını kurtarmak isteğini söyleyerek Roma Pagan dinine davet eder. Valentine bunu reddeder ve İmparator Claudius’u Hıristiyan yapmaya çalışır ve bu yüzden hayatından olur. İdam edilmeden önce zindancının kör kızını iyileştirerek keramet gösterdiğine inanılır.

Gelgelelim 14 Şubat’ın hemen hemen tüm dünyada Sevgililer Günü olarak kutlanması ve Aziz Valentine arasındaki ilişkiye; 14 Şubat’ın romantik veya duygusal bir aşk ile anılmasının temelleri 14. yüzyıla dayanır. O zamanki edebiyat akımlarıyla birlikte dinselliğini kaybetmiştir. Çünkü aslında bu tarih, Katolik çevreler tarafından önemsenmiştir.  Katolik Kilisesi 1969 yılına kadar 14 Şubat’ı öldürülen şehitleri anmak için bir tören düzenlemiştir. 1969 yılından itibaren 14 Şubat Vatikan’ın dini takviminden çıkarılmıştır. Az önce temelinin ortaçağa dayandığından bahsetmiştik. Bu savı destekleyecek en sağlam örnek ünlü İngiliz hikâye yazarı Geoffrey Chaucer’ın Kalabalıklar Meclisi(Parlement of Foules) kitabıdır. 1381 yılında yayımlanan kitapta 14 Şubat’ın İngiltere ve Fransa’da halk arasında geleneksel olarak kuşların çiftleşme günü olarak bilindiği yazılır. Chaucer’dan önce böyle bir inanışın olmadığı da açıktır.

Aziz Valentine’nin konu olduğu başka bir söylenti de Claudius zamanında yasak olmasına rağmen Romalı askerleri gizlice evlendirmiştir ve bu yüzden de hayatından olmuş ve aynı zamanda bu olay, 14 Şubat’ın bugün bu şekilde kutlanmasının bir açıklamasıdır.

Aslına bakarsanız bu günün kutlanması Antik Roma’ya kadar gider. 13-15 Şubat arası Luperkalya festivali yapılırdı.  Diğer bir adıyla Juno Februa Festivalleri. Tanrı Juno’nun arındırıcı, temizleyici gücünün yeryüzünde hareket geçmesinin kutlanışıydı. Bu tarihin daha sonra Aziz Valentine adanması da ilginç bir rastlantı olsa gerek (eğer rastlantıysa).

Ülkemizde Sevgililer Günü adıyla kutlanan 14 Şubat diğer ülkelerde aynı amaçla ama farklı isimlerle kutlanıyor. Ve Estonya ve Finlandiya gibi ülkelerde sadece sevgililer hatırlanmıyor, tüm arkadaşlarla kutlanıyor. Bazı Örneğin;

  • Portekiz ve Brezilya’da “Erkek/Kız Arkadaş Günü”
  • Finlandiya’da “Arkadaş Günü”
  • İsveç’te “Bütün Kalpler Günü”
  • Güney Amerika’da “Sevgi ve Dostluk Günü”

Japonya’da ise giri-choko olarak biliniyor. Anlamı ise “çikolata şart” gibi bir şey oluyor. O gün birbirlerine çikolata ve şekerleme hediye ediyorlar. İslamiyet dininin sıkı bir rejimle uygulandığı ülkelerde ise o gün gül ve hediye paketi karaborsaya düşüyormuş.